Euro banknotları ile madeni paralarının 1 Ocak 2002’de yürürlüğe
konmasıyla Avrupa’nın inşasında tarihi öneme sahip bir süreç
tamamlanmış olacaktır. Euro’nun yürürlüğe girişinin başarılı
olması için gerekli tüm tedbirler alınmış bulunmaktadır. Bunun
sonucunda Euro’nun uluslararası
mali
piyasalarda kullanımının kolaylaşması beklenmektedir. Euro bölgesi katılımcı
ülkeler için spekülasyonlardan ve mali krizlerden korunan bir alan teşkil
etmektedir. Euro, iç pazarı güçlendirmekte ve temel göstergelerin olumlu
bir seviyede seyretmesine katkıda
bulunarak sürdürülebilir kalkınmayı desteklemektedir. Avrupa Konseyi
Bakanlar Konseyi ve Avrupa Parlamentosu tarafından Euro ile geçekleştirilen
sınır ötesi işlemlerin maliyetinin büyük ölçüde düşürülmesi yönelik
kararı memnuniyetle karşılanmaktadır.
Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası
(AGSP)
AGSP’nin süregelen gelişimi, sivil ve askeri yeterliliklerinin güçlendirilmesi
ve uygun yapılarla donatılması sonucunda Avrupa Birliği kriz yönetimi
operasyonlarını yürütebilecek duruma gelmiştir. AB, NATO ile gerekli düzenlemeleri
hızla tamamlamaya kararlıdır. AB’nin sahip olduğu olanakların ve
yeterliliğinin artırılması giderek daha kapsamlı operasyonların yürütülmesini
sağlayacaktır.
Genişleme
Komisyon tarafından hazırlanan Genişleme Stratejisi, İlerleme Raporları
ve yenilenmiş Katılım Ortaklıkları katılım sürecinin başarıyla
tamamlanması için somut bir çerçeve çizmektedir. Genişlemenin
tamamlanması için gerekli olan mali çerçeve Berlin Avrupa Konseyi tarafından
belirlenmiştir.
Geçtiğimiz aylarda müzakerelerde önemli ölçüde ilerleme kaydedilmiş
ve bazı gecikmeler telafi edilmiştir. Avrupa Birliği hazır olan aday ülkelerle
2002 yılı sonuna kadar katılım müzakerelerini tamamlamayı ve 2004 yılında
gerçekleştirilecek Avrupa Parlamentosu seçimlerine katıl
malarını
sağlamaya kararlıdır. Adaylar kendi çabaları ölçüsünde, “farklılaşma”
(differentiation) ilkesine göre değerlendirilmeye
devam edecektir. Avrupa Konseyi Komisyon’un müzakerelerde ve reformlar bakımından
mevcut ilerleme hızının sürdürülmesi halinde Güney Kıbrıs, Estonya,
Macaristan, Letonya, Litvanya, Malta, Polonya, Slovak Cumhuriyeti, Çek
Cumhuriyeti ve Slovenya’nın hazır olacağı yönünde hazırlanan
raporlardaki görüşüne iştirak etmektedir. Ayrıca, Avrupa Konseyi
Bulgaristan ve Romanya’nın çabalarını memnuniyetle karşılamakta ve bu
yönde desteğini sunmaktadır. Sözkonusu ülkelere spesifik yardımlar sağlanmasının
öngörülmesi halinde, bir takvim ve uygun bir yol haritası içeren açık
bir çerçevenin oluşturulması gerekmekte ve 2002 yılı içerisinde bu ülkelerle
müktesebatın tüm bölümlerinde müzakerelerin başlatılması
hedeflenmelidir.
Aday ülkeler, başta idari ve hukuki becerilerini talep olunan düzeye
getirebilmek için, sarf ettikleri çabalara devam etmelidir. Komisyon
kurumların güçlendirilmesi için eylem planının uygulanmasına yönelik
bir raporu Haziran 2002’de gerçekleştirilecek Seville Avrupa Konseyi
Zirve Toplantısında sunacaktır.
Nice Avrupa Konseyi Zirve Toplantısında belirlenen yol haritası hala geçerlidir.
2002 yılı başında Komisyon mevcut müktesebat ve Berlin’de kararlaştırılan
ilkeler temelinde tarım, bölgesel politikalar ve müktesebatın bütçeye
ilişkin bölümleri hakkında ortak pozisyon önerisinde bulunacaktır. Katılım
Antlaşmalarının metinlerine yönelik çalışmalara 2002 yılının ilk
yarısında başlanacaktır.
Avrupa Konseyi, son dönemde Rum ve Türk Kıbrıs topluluklarının
liderleri arasında gerçekleştirilen toplantıları memnuniyetle karşılamakta
ve BM Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararları ile uyumlu olarak BM gözetiminde
soruna genel bir çözümün bulunabilmesine yönelik olarak görüşmelere
devam etmeye çağırmaktadır.
Türkiye, katılım için belirlenen siyasi kriterleri karşılama
yolunda, özellikle son Anayasa değişikliği ile ilerleme kaydetmiştir.
Bu gelişme Türkiye ile katılım müzakerelerinin başlatılması olasılığını
artırmıştır. Türkiye, başta insan hakları olmak üzere, ekonomik ve
siyasi kriterlere uyuma yönelik ilerlemeye devam etmeye çağırılmaktadır.
Türkiye için katılım öncesi strateji, müktesebata uyum hazırlığının
değerlendirilmesi bakımından
önemli
bir aşamayı teşkil etmesi beklenmektedir.
Genel Ekonomik Durum ve Beklentiler
Küresel iktisadi büyümedeki yavaşlama ve talepteki düşüşe bağlı
olarak AB ekonomisinde yavaş büyüme ve belirsizlik dönemi yaşanmaktadır.
Ancak, 2002’de durumun aşamalı olarak düzelmesi beklenmektedir. Bazı
ülkelerde vazgeçilebilir gelir düzeyi düşen enflasyon ve vergi
indirimleri nedeniyle artış göstermektedir. Sonuç olarak, uzun vadeli
faiz oranlarında bir düşüş ortaya çıkarak talebi artıracaktır. İstikrar
ve Büyüme Anl
aşması çerçevesinde bütçe
konsolidasyonuna yönelik olarak kaydedilen ilerleme, bütçe politikasının
ekonomik yavaşlamanın engellenmesinde önemli bir rol oynamasını sağlayacaktır.
Temel taşları istihdama ve AB ekonomisinin büyümesine yönelik olarak
makroekonomik istikrar ve yapısal reform
olan Ekonomi Politikası Stratejisi’nin eksiksiz uygulanması için gerekli
güven oluşturulmalıdır.
Avrupa Konseyi, liberalizasyon ve regülasyon arasında dengeli bir yaklaşım
benimseyen ve gelişme yolundaki ülkelerin çıkarlarını dikkate alarak
kalkınmalarını destekleyecek yeni bir küresel ticaret müzakere
raundunun başlatılmasına yönelik olarak Doha Bakanlar Konferansı’nda
alınan kararları memnuniyetle karşılamaktadır. AB sözkonusu müzakere
raundunun sosyal ve çevresel boyutun
u
geliştirmeye kararlıdır.
Lizbon Stratejisi
15 ve 16 Mart 2002 tarihlerinde gerçekleştirilecek Barselona Avrupa
Konseyi’nde Lizbon’da dünyada bilgiye dayalı en dinamik ekonomi olma,
2010 yılına kadar tam istihdam ve yüksek bir sosyal uyum düzeyine ulaşma
stratejik hedefleri yolunda kaydedilen ilerlemeler değerlendirilerek,
stratejinin gerçekleştirilmesi için öncelikli eylemlere yönelik somut
adımlar belirlenecektir. Ekonomik büyümenin yavaşlaması, Lizbon ve
Stokholm Zirvelerinde kabul edilen yapısal ref
ormların
tamamlanmasını her zamankinden daha önemli kılmakta ve belirlenen gündemin
ekonomik ve sosyal konular bakımından, sürdürülebilir kalkınmanın ise
Avrupa vatandaşları ve iş çevreleri bakımından önemini vurgulamaktadır.