DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ’NÜN
25 EKİM 2001 TARİHİNDE YAYIMLANAN “ULUSLARARASI TİCARET İSTATİSTİKLERİ-2001”
BAŞLIKLI RAPORUNA İLİŞKİN NOT
“Uluslararası
Ticaret İstatistikleri-2001” başlıklı raporda, çeşitli ülkeler, ülke
grupları ve bölgesel entegrasyonların 2000 yılındaki ekonomik performansları
değerlendirilerek, önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler açıklanmaktadır.
Rapordaki en çarpıcı husus, 2000 yılında
% 12 büyüyen dünya ticaretinin, 2001 yılında ancak % 2 seviyesinde bir artış
kaydetmesidir.
Bu bağlamda,
2001 yılında genel olarak, Batı Avrupa ve geçiş dönemindeki ekonomiler
olarak adlandırılan Merkezi ve Doğu Avrupa ülkelerinin ticaret rakamlarının
% 2’den biraz fazla bir artış göstereceği; ancak, Kuzey Amerika’nın
ticaret rakamlarındaki artışın söz konusu genel ortalamanın da altında
kalmasının beklendiği ifade edilmektedir. Japonya’nın, ihracatında bir
daralma yaşanırken, ithalatında hafif bir
artış görülmesine kesin gözüyle bakılmaktadır.
2001 yılının
ilk yarısına ait rakamlardan hareketle, önceden 2001 yılı için öngörülmüş
bulunan % 7’lik artışın çok altında kalan bir ticari büyümenin yaşandığı
belirtilebilir. Dünya ekonomik faaliyetlerinde, beklentilerin ötesinde vuku
bulan bu yavaşlamanın büyük ölçüde bilgi teknolojisi alanında yapılan
harcamalardaki aşırı düşüşten kaynaklandığı tahmin edilmektedir. Bu
gidişatı etkileyen diğer faktörler ise, Batı Avrupa’daki talep artışında
görülen beklenmedik ve ani bir yavaşlamanın
yanı sıra ABD’nin mamul madde ithalatında hissedilen durgunluk olarak değerlendirilmektedir.
2001’in ilk yarısında
Kuzey Amerika kıtasının ticaret rakamlarında görülen düşme eğilimi, özellikle
ikinci 3 aylık dönemde, 2000 yılının aynı döneminin de gerisinde kalan
bir durumun ortaya çıkmasına yol açmıştır. Aynı dönemde, Batı
Avrupa’nın mal ihracat ve ithalat değerlerinin ise sırasıyla % 2,5 ve %
1,5 ile mütevazi bir artış gösterdiği görülmektedir.
Sonuç olarak,
2000 yılında % 12 artan toplam dünya mal ticareti, 2001’in ilk yarısında
ancak % 1 oranında artmıştır. Bu oran, doğal olarak, üretimdeki % 4.5 ve
ticaretteki % 12’lik artışlar ile son on yılın en dinamik bölümünü teşkil
eden 2000’e nazaran çok tezat gelişmelerin ortaya
çıkmasına yol açmaktadır. Oysa ki, 2000 yılında dünyanın belli başlı
tüm bölgelerinde ekonomik büyümenin hızlandığı görülmüştür. Mezkur
durum, büyüme eğiliminde duraksama yaşanan 1999’un ardından, 2000 yılı
başından itibaren dünya ekonomik faaliyetler
düzeyinde yakalanan hızlı artışın bir sonucu olarak ortaya çıkmış,
Kuzey Amerika ve Asya ise genel ortalamanın biraz altında kalan bölgeler olmuşlardır.
Diğer taraftan,
Afrika kıtasında 2000 yılında yakalanan üretim artışına rağmen, bunun,
diğer gelişme yolundaki ülkelerce (GYÜ) ulaşılan seviyelerin ve geçen on
yıllık dönemin kendi açısından % 3,4 ile en yüksek ekonomik büyümesini
yaşamış olan Batı Avrupa’nın oldukça altında kaldığı söylenebilir.
Aynı dönemde, Japonya’nın durumunda görülen düzelme ise, yetersiz
ve her an bozulabilecek bir yapıya sahip bulunmaktadır.
Gelişme
yolundaki ülkeler, 2000 yılında, toplu olarak, dünya üretim ve
ticaretininin hızlı artış trendine, ortalamanın üstündeki performansları
ile en büyük katkıyı yapmışlardır. Bahse konu ülkelerin ihracatlarında
% 15 olarak tahmin edilen artış, üretimlerinde kaydedilen artışın
neredeyse 3 katına yaklaşmakta olup; bu durum, anılan ülkelerin 90’lı yıllar
boyunca dünya ticaretinden aldıkları payın artış eğilimi ile de tamamen
paralellik arz etmektedir. Dahası, bu artışın
sebeplerinden ancak küçük bir bölümünün petrol fiyatlarındaki yükselmeden
kaynaklandığı müşahade edilmektedir. Söz konusu durum anılan ülkelerin,
dünya ticaretinin en dinamik kısmı olan imalat sanayi ürünleri ihracatındaki
artan rolleri sayesinde gerçekleşmiştir.
Gelişme yolundaki ülkeler, 1990’da dünya ticaretinde % 17 olan imalat
sanayi ürünleri ihracatından aldıkları payı, 2000’de % 27’ler
seviyesine kadar yükseltmeyi başarmışlardır.
Bu genel değerlendirmenin
ardından, Rapor’da yer alan başlıca hususlar şu şekilde özetlenebilir:
- Global mal ihracatında yakalan artış
oranı, 2000’de, bir önceki yıl seviyesinin 2 katı olan % 12’ye ulaşarak,
6.2 trilyon $ olarak gerçekleşmiştir. Global hizmetler ihracatı ise, en
büyük artışın görüldüğü ulaştırma hizmetlerinin de etkisiyle,
2000 yılında % 6 artarak, 1.4 trilyon $’a yükselmiştir.
- Mal ticaretinde en yüksek artış gösteren
ürün grupları, sırasıyla % 50’lik artış ve 630 milyar $lık değer
ile “yakıtlar” ve % 20’lik artış ve 940 milyar $’lık değere ulaşan
“ofis ve telekomünikasyon ekipmanı”dır. Öte yandan, tüm ürün
grupları içinde, % 2 ile en düşük artışı gösteren tarımsal ürünler
ihracatı, değer olarak ancak 560 milyar $’da kalmıştır.
- Bilgi teknolojisi sektöründe
yakalanmış bulunan yüksek büyüme oranı, başta Kuzey Amerika ve Asya
ekonomilerine önemli ölçüde katkıda bulunurken; dünya enerji
talebindeki artış ile, petrol fiyatlarındaki eş zamanlı patlamadan, doğal
olarak petrol ihraç eden ülkeler karlı çıkmışlardır.
- Kuzey Amerika bölgesinin mal
ihracatında yaşanan % 12.5’lik artış oranı, önceki yılın neredeyse
2 katı düzeyinde gerçekleşerek, bölgeden yapılan hizmet ihracatının
ulaştığı % 10 gibi önemli rakamı dahi gerilerde bırakabilmiştir.
- Aynı şekilde, önceki yıla göre
2 kat hızla artan Batı Avrupa mamul madde ihracatı, % 10’luk büyüme
ile son on yılın en büyük üretim ve ticaret rakamlarına ulaşılmasını
sağlamıştır.
- 2000 yılında Güney Amerika’da görülen
ani ve hızlı üretim artışı, daha ziyade Brezilya ekonomisindeki
canlanma ile Meksika’daki yüksek milli gelir artışına bağlanabilir.
Meksika’nın ticaretindeki inanılmaz artış, diğer Latin Amerika ülkelerinin
tümünden 3-4 kat daha fazla olmuştur.
- Asya ve geçiş dönemi
ekonomilerinin diğer tüm bölgelere göre yüksek olan ihracat artışı,
en büyük ithalat patlamasının da bu bölgede yaşanmasına yol açmıştır.
En dinamik ihracatçıların aynı zamanda en dinamik ithalatçılar
durumuna gelmesi doğal bir gelişme olarak görülmektedir. Diğer bir
ilginç husus, bölgede, dünya ortalamasının göreceli olarak
üstünde gerçekleşen üretim artışı ile kıyaslandığında, ticaret
seviyesinde daha büyük bir artış kaydedilmesi ve bu artışın,
1990’ların genel ortalamasının iki katından daha fazla bir oranı
temsil eden % 15 düzeyine ulaşmasıdır.
- Afrika kıtasının mamul madde
ihracatı dolar bazında % 25 oranında yükselirken, kıtanın dünya
ihracatı içindeki payını da % 2.3’e çıkartmıştır.
- 49 en az gelişmiş ülkenin (EAGÜ),
ortalamanın üzerinde gerçekleşen üretim ve ticaret artışları, bu ülke
grubu ekonomilerinin dinamik bir yapıya kavuşmasını sağlamaktadır. EAGÜ’lerin
mamul madde ihracatı, toplamda % 28 artmakla beraber, bu gruba dahil ülkelerin
kendi aralarındaki önemli farklılıklar halen devam etmektedir.
- En az gelişmiş ülkelerin ihracat
performanslarında görülen mezkur dengesizlik, büyük ölçüde bu ülkelerin
üretim yapılarıyla ilişkilendirilebilir. Bu grubun petrol ihracatçısı
olan ülkelerinin ihracatı % 60-120, hammadde niteliğinde mamul madde üreten
7’sinin ihracatları ise % 23 nispetinde yükseliş gösterirken; grubun
çoğunluğunu teşkil eden ve petrol üretimi olmayan -hatta iç karışıklıklar
yaşayan- ülkelerin ihracat gelirlerinde ise düşüşler olmuştur.
- 2000 yılında, bölgesel
ticaret anlaşmaları çerçevesindeki ticari gelişmeler de önemli farklılıklar
göstermiştir. MERCOSUR ve ASEAN’da bölge dahilindeki ticaret, toplam
ticaretten daha büyük ölçüde artarken, AB ve CEFTA’da da bölge-içi
ticaret, bölge-dışı ile gerçekleştirilenden yüksek seyretmiştir. Aynı
şekilde, NAFTA’da bölge içi ticaret, diğer bölgelere yapılan
ihracattan daha hızla artarken, dışarıdan
yapılan ithalat bölge-içi ticarette paralel bir seyir izlemiştir.
- NAFTA ve AB’de bölge-içi
ticarette, hizmet ticareti, mal ticaretine nazaran çok küçük bir pay
alabilmiştir.
- Raporun ekinde yer alan 2000 yılında
dünya ihracat ve ithalatında ilk 50 sırayı alan ülkelere ilişkin
tablolardan, özellikle AB ve Türkiye bağlamında bir inceleme yapıldığında
aşağıdaki değerlendirmelere ulaşılması mümkündür.
- 2000 yılında dünya mal
ihracatı, 6.364 milyar $, ithalatı
ise 6.669 milyar $ olarak gerçekleşirken; ilk
50 ülkenin toplamı her iki değerde de % 95 seviyelerindedir.
- İthalatta ve ihracatta ilk üç sırayı,
A.B.D., Almanya ve Japonya almakta olup, Almanya dışında AB üyesi ülkelerden
4’ü (İngiltere, Fransa, İtalya ve Hollanda) ilk on içinde bulunmaktadır.
İhracatta ilk 50 ülke arasında yer almayan Avrupa Birliği üyeleri ise
Yunanistan ve Lüksemburg’ tur.
- AB ülkelerinin dış ticaret
dengesi büyük oranda denk iken, ABD, 500 milyar $’lık açık vermiştir.
- Türkiye, 26 ve 53.5 milyar $’lık
değerler ile ihracat ve ithalatta sırasıyla 24 ve 41 nci sıralarda yer
almaktadır. Bu durumda, ülkemiz ihracat sıralamasında AB üyesi ülkelerden
sadece 3 ünü geride bırakırken, ithalatta bu sayı 7’ye yükselmektedir.
- 2000 yılında, dünya
hizmet ticareti hacminin, mal ticareti
hacminin %20’leri seviyesinde seyrettiği görülmekte olup, buna ilişkin
veriler incelendiğinde mal ticaretinde yüksek paya sahip ülkelerin hizmet
ticaretinde de söz sahibi oldukları görülmektedir. Bununla birlikte, AB
üyesi ülkelerden İspanya mal ihracatındaki
düşük performansına oranla hizmet ihracatında yakaladığı 53 milyar $
lık performansla 7 nci sırada bulunmaktadır.
- Ülkemiz ise, 19 milyar $
seviyesindeki hizmet ihracatı ile dünyada ilk 20 ülke arasında yer alırken,
7.6 milyar $ lık değer ile hizmet ithalatı bakımından 35 nci sıradadır.