SCREENING (TARAMA) SÜRECİ VE MÜZAKERELER

31 Mart 1998 tarihinde Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Polonya, Slovenya ve Kıbrıs ile katılım müzakereleri resmen başlatılmış bulunmaktadır. Aday ülkelerle katılım müzakerelerinin başlamasından önce Topluluk müktesebatının bölümler halinde detaylı bir incelemesi gerçekleştirilmektedir. Screening (Topluluk müktesebatının analitik olarak incelenmesi) adı verilen bu süreçte aday ülkeler Topluluk müktesebatının üstlenilmesindeki temel noktalar ve AB’nin temel kuralları hakkında bilgilendirilirler. Screening prosedürüne tabi tutulacak ve ardından taraflar arasında müzakereye konu olacak Topluluk müktesebatının bölümlerine aşağıda yer verilmektedir:

  1. Malların serbest dolaşımı
  2. Kişilerin serbest dolaşımı
  3. Hizmet serbestisi
  4. Sermayenin serbest dolaşımı
  5. Şirketler hukuku
  6. Rekabet politikası
  7. Tarım
  8. Balıkçılık
  9. Ulaştırma politikası
  10. Vergilendirme
  11. Ekonomik ve parasal birlik
  12. İstatistikler
  13. Sosyal politika ve istihdam
  14. Enerji
  15. Sanayi politikası
  16. Küçük ve orta ölçekli işletmeler
  17. Bilim ve araştırma
  18. Eğitim ve öğretim
  19. Telekomünikasyon ve bilgi teknolojileri
  20. Kültür ve işitsel-görsel politikaları
  21. Bölgesel politikalar ve yapısal araçların koordinasyonu
  22. Çevre
  23. Tüketici ve halk sağlığı
  24. Adalet ve içişleri alanlarında işbirliği
  25. Gümrük birliği
  26. Dış ekonomik ilişkiler
  27. Ortak dış ve güvenlik politikası
  28. Mali kontrol
  29. Maliye ve bütçe
  30. Kurumlar*
  31. Diğer*

Teknik bir prosedür olan screening ile, esas olarak Topluluk hukukuna açıklık getirilmesi ve aday ülkelerin ulusal hukuk sistemlerine uyarlanmasının kolaylaştırılması, dolayısıyla da sözkonusu ülkelerin üyeliğe hazırlanma süreçlerinin hızlandırılması hedeflenmektedir. Screening ayrıca taraflara olası problem alanların erken teşhisi ile beraber, aday ülkelerin Topluluk hukukunu ulusal hukuklarına uyarlama ve yürütme alanında Komisyon’un elindeki verilerin güncelleştirilmesine (Regular Report) ve böylece de kaydedilen ilerlemeden Topluluk organlarının hızlı bir biçimde haberdar edilmesi imkanını tanımaktadır.

Screening prosedürü Topluluk müktesebatında yer alan Yönetmelik ve Direktifler gibi hukuki metinlerin açıklanması dışında, mevcut hukuksal düzenlemelerin ekonomik ve idari gerekçelerinin açıklanmasını da içerir. Bu bağlamda prosedürün her aşamasına aday ülkelerde ilgili Topluluk mevzuatının uyarlama çalışmalarını gerçekleştirecek teknik kadronun katılımı önem arz etmektedir.

Özellikle bazı adayların orta vadede Kopenhag kriterlerini karşılayamayacakları hususu dikkate alınarak, farklılaşma (esneklik, çok hızlılık) ilkesi doğrultusunda genişleme sürecinin şekillendirilmesi, bu bağlamda da müzakerelerin başlatılmasına aday ülkelerin bireysel olarak kaydettikleri gelişim göz önünde bulundurularak karar verilmesi görüşü ağırlık kazanmıştır.

Buna paralel olarak Komisyon, Yıllık İzleme Raporlarında (Regular Report) 2000 yılında adaylarla Topluluk müktesebatının yalnızca belirli bir kısmının müzakere edilebileceği sonucuna varmış olup, belirli bir dönemde müzakere edilecek mevzuat başlığı sayısı her ülke için farklılık göstermektedir.

Esas olarak bir bölümde müzakerenin tamamlanması, AB müktesebatının tamamen üstlenilmesi, uygulamada geçiş dönemine yönelik herhangi bir talebin bulunmayışı ve AB’nin konuya ilişkin bilgi taleplerine aday ülkeler tarafından tatmin edici cevaplar verilmesine bağlı olarak gerçekleştirilmektedir. Ancak Komisyon adayların üyeliğe hazırlıkta gösterdikleri genel performansın da dikkate alınmasını vurgulayarak, bundan sonra müzakerelerin, ancak AB’nin adayların üyeliğe hazırlık durumlarının bu konuda verdikleri taahhütlerle paralelliğinden tatmin olması halinde tamalanabileceğini öngörmüştür.

Diğer taraftan AB, bir yandan Topluluk müktesebatının bölümleri üzerindeki müzakereleri geçici olarak kapatabilirken, müzakerelerin esasen global nitelikte olduğunu, diğer bir deyişle Topluluk müktesebatının tamamı üzerinde anlaşmaya varılmadan, bölümler üzerinde anlaşmaya varılmış sayılmayacağını vurgulamaktadır.

Genişleme sürecinin önemli bir özelliği de "Tek Pazar"ın tamamlanmasını müteakip, AB’nde dolaşım serbestisinin sağlanmış olmasıdır. Agenda 2000’de derogasyonlar ihtimal dışı bırakılmamakla beraber, geçiş dönemlerinin uygulanması ilke olarak kabul görmüştür. Bu bağlamda Tek Pazar’ın genişletilmesine yönelik düzenlemelerde uyumun kısa sürede gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Aday ülkelerin uyum çalışmalarını, gerekli yatırımlar da dahil olmak üzere, detaylı ve gerçekçi programlar dahilinde başlatmaları ve sözkonusu uyum çalışmalarının önemli mali kaynak aktarımı gerektiren alanlar olması halinde geçiş dönemi saptanabilmektedir.

(*) Topluluk müktesebatının 30 ve 31. bölümlerinde aday ülkelerle müzakerelere henüz başlanmamıştır. "Kurumlar" bölümünde müzakerelere, 2000 yılı içinde başlayacak Hükümetlerarası Konferans’ta AB’nin kurumsal yapısına ilişkin reform kararlarının alınmasını müteakip başlanması öngörülmektedir. "Diğer" bölümü ise, aday ülkelerin AB’ne tam üye olana kadar geçecek süre zarfında müzakere edilmesi gündeme gelebilecek alanları içermektedir.